24. TÜSAP Vizyon Koplantısında sağlık teknolojilerinde gelecek konuşuldu. 24. TÜSAP Toplantısı, “Sağlık Teknolojileri” ana başlığı altında 12 Kasım, Cuma günü, kamu, STK ve özel sektör temsilcilerinin katılımı ile Exponext by Ekspoturk online platformda düzenlendi. “Sağlık Teknolojilerinde Gelecek” teması ile yapılan toplantı, başta TÜSAP Yürütme Kurulu Başkanı ve T.C. Sağlık Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Sabahattin Aydın, T.C. Sağlık Bakan Yardımcısı Dr. Şuayip Birinci, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır olmak üzere 60 üst düzey sağlık profesyonelinin katılımı ile gerçekleşti.
T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır’ın ana konuşmacı ve T.C. Sağlık Bakan Yardımcısı Dr. Şuayip Birinci’nin moderatör olarak yer aldığı 24. TÜSAP Toplantısı, Türkiye İlaç Sanayicileri Derneği (TİSD), Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği (AİFD) ve İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası (İEİS) ile Abbott, Atabay, Eczacıbaşı, Janssen ve Roche firmalarının katkıları ile düzenlendi.

T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır: “Teknoloji odaklı sanayi hamlesini hayata geçirdik”
Sensör, hatta biyosensör ve yapay zeka teknolojisindeki gelişmelerle nesnelerin haberleşmesinden bahseden ve teknolojideki hızlı paradigma değişimine vurgu yapan T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır, sağlık sektörünün paradigma değişiminin kapısını “İnsan Genom Haritası” projesi ile araladığını söyledi. 1990’lı yıllarda başlayan ve bugüne kadar 3 Milyar dolar ödenek ayrılan İnsan Genom Haritası projesine farklı ülkelerden çok sayıda bilim insanının dahil olduğunu ve bu gelişmelerle birlikte herhangi bir kişinin gen haritasının 1000 dolar gibi bir maliyetle 1-2 gün içinde çıkarılabileceğini belirten Kacır, bu gelişmelerle birlikte kişiye özel tıbbın bilimsel araştırma alanında arttığını ifade etti. Diğer bir artışın start up alanında yaşandığı ve insansız hava araçları ya da elektrikli araçlar alanında olduğu gibi burada da fırsat penceresinin açılacağını sözlerine ekledi. Ekonomik güç elde etmek hem ülke insanın ihtiyaçlarını karşılamak hem de ihracat kapasitesini artırmak için yükselen fırsat alanlarına odaklanmak gerektiğine vurgu yapan Kacır, “Akıllı Yaşam ve Sağlık Ürünleri ve Teknolojileri Yol Haritası” hazırladıklarını kaydetti. Sağlık sektörünü değiştiren teknolojik eğitimlerden bahseden ve büyük veri analitik, yapay zeka, nesnelerin interneti ve akıllı uygulamalar, sanal/artırılmış gerçeklik, teletıp, biyosensörler, eklemeli üretim, robotik, dijital dönüşüm ve 5G alanlarında yükselen ve hızlı büyüyen pazarlardan bahsetti. Teknoloji alanında dünya genelinde milyar dolarlar değerinde “Unicorn”lardan bahsedildiğini ve Türkiye’de sağlık alanında 60 teknolojik girişimin milyar dolar değerlemeyi aşarak Türkiye’nin “Türkcorn”ları haline geldiğini belirtti. Telesağlık girişimlerinin sayı olarak fazla olduğunu kaydeden Kacır, genel sağlık hizmetleri sunan yazılım ve mobil uygulamalar ile biyoteknoloji alanındaki bazı girişimlerin de bu listeye dahil olduğunu söyledi. Hali hazırda bunların büyük kısmının değerinin 5-10 milyar dolar civarında olduğu ve hızla bu değeri yükselteceklerinin tahmin edildiğini sözlerine ekleyen Kacır, bazılarının büyük bir sıçrama ile dünyanın en değerli ilk firmaları arasında yeri alacağına dair öngörülerden bahsetti. Alibaba, Alphabet, Amazon, Apple ve Tencent gibi büyük global firmaların bu alana ilgi duyduğunu ve son beş yılda 4 bine yakın sağlık patenti başvurusu yaptıklarını belirten Kacır, bir yanda büyümeye çalışan start upların çabası olduğunu diğer yandan ise küresel büyük şirketlerin sağlık alanına yönelik girişimlerinden söz etti.
Hep birlikte sağlanacak koordinasyon ile daha ilerilere nasıl ulaşabiliriz noktasında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Ar-Ge, Ür-Ge ve üretim ile ilgili sorumluluklar üstendiğini, bu konuda Sağlık Bakanlığı’nın da TÜSEP ve kendi enstitüleri ile sorumluk aldığını belirten Kacır, SGK ve hastaların ihtiyaçlarının da Ar-Ge, Ür-Ge ve üretim politikaları dahil edilmesi için veriye dayalı koordinasyona ihtiyaç olduğunu ifade etti. Ruhsatlandırmadan sorumlu TİTCK’nın da Ar-Ge, Ür-Ge ve üretim öncelikleri ile koordinasyonu ile geri ödeme konusunda ortak hedefler konusunda yaklaşımların benimsenmesi gerektiğini kaydetti. Bunun bir ekosistem olduğuna ve hep birlikte, ortak önceliklerle bir masanın etrafında toplanmak gerektiğine işaret eden Kacır, “Son dönemde teknoloji odaklı sanayi hamlesini hayata geçirdik. Türkiye neyi ithal ediyor, ithal ettiği ürünlerin hangisinde pozitif bir trend var, bunların hangilerini kısa vadede üretme potansiyeline sahip, hangilerine yönelik hangi Ar-Ge projeleri tamamlanmış ve üretime yaklaşmış ve hangilerini ürettiğimizde çarpan etkisi daha yüksek olur sorularına cevap vererek bir önceliklendirme yaptık. Sağlık ve kimya ürünleri ortak çağrısında ilk kez TÜBİTAK, Bakanlık yatırım ve KOSGEB desteklerini aynı masada buluşturduk. Ar-Ge değerlendirmesini TÜBİTAK, KOBİ değerlendirmesini KOSGEB ve yatırım teşviki değerlendirmesini de Bakanlığın ilgili genel müdürlüğü eli ile aynı masada modüler şekilde yapıyoruz. Bu çağrıda 421 ürün ve 80 yenilikçi teknoloji hedeflendi ve sağlık projelerine ilişkin 162 başvuru alındı. Bunların 91’i kesin başvuruya dönüştü. Bu projelerin 7 milyar liraya yakın sabit yatırım ve 2 milyar liranın üzerinde Ar-Ge öngörüşü bulunuyor. Burada biyoteknolojik ilaçlar öne çıkıyor. Rejeneratif tıp, yapay doku, organ teknolojileri ile yenilikçi tıbbi sarf malzemeleri, bilgi işlem tabanlı yenilikçi tıbbi cihazlar, implantlar, kan ürünleri, immünolajik ürünler, yeni nesil ortezler-protezler, robotik cerrahi teknolojileri, tanı kitleri, yenilikçi görüntüleme sistemleri, otoimmün hastalıklar için ilaç taşıyıcı sistemler gibi teknolojiler öne çıkıyor. Bu program ile sağlık alanında çalışan girişimcilere bir sıçrama imkanı sunma yaklaşımı var. Burada hedefimiz Türkiye’nin yüksek düzeyde ithal ettiği ya da bugün yatırımlarını yaparsak 5-10 yıl içinde ithal edebileceğimiz ürün ve teknolojileri Türk girişimcilerine ve aynı zamanda küresel yatırımcılara ürettirebilmek” diye konuştu.

T.C. Sağlık Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Sabahattin Aydın: “Teknoloji sağlık pratiğimizde öncelikli olarak kolaylık sağlıyor”
Sağlık Endüstrileri Başkanlığının kurulmasının telaffuz edildiği bu günlerde sağlık teknolojilerinde gelecek konusunun önem arz ettiğini söyleyen T.C. Sağlık Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Sabahattin Aydın, “Özellikle cerrahi olmak üzere en büyük tıbbi gelişmelerin savaşlarda olduğunu ve özelde tıp, genelde ise sağlık teknolojilerinin özellikle savunma sanayine paralel olarak geliştiğini görüyoruz. Teknoloji sağlık pratiğimizde öncelikli olarak kolaylık sağlıyor. Birçok erken uyarıda vazgeçilmez bir araç. Daha kesin, daha hızlı ve çok yönlü tanı koymamızı ve tüm alternatifleri çok hızlı şekilde gözden geçirmemizi sağlıyor. Tedavisi olmayan alanlarda yeni tedavi fırsatları ya da alternatifler sunuyor. Hasta ve tıp uygulayıcıları açısından tedavide kolaylıklar sunuyor ve ciddi bir konfor aracı oluyor. Sağlığa erişimi farklı boyutlarda teknoloji kullanımı ile oldukça kolaylaştırıyoruz. Dijital teknolojileri de en başında söylersek iletişimi de müthiş bir şekilde kolaylaştırmış oluyoruz” diye konuştu.
Gelişmiş teknolojiyi kullanma becerisine sahip, cihaz operatörü modern hekimlere doğru hızlı bir dönüş olduğunu kaydeden Aydın, “Teknolojiyi insan kendine hizmet etmesi için geliştirmiştir. Ancak günlük pratiğimizde teknolojiye bağımlılığımız da artıyor. Öyle ki teknolojideki en ufak aksamalar normal hayatta yapabileceğimiz işleri yapamaz hale gelmemize neden oluyor. Hatta bazen ana mesaimizi teknolojideki aksaklıkları gidermek için harcadığımız da oluyor. Bu durum bizi asli görevden uzaklaştırmış da oluyor. Zaman zaman kendimize hizmet etmesi için geliştirdiğimiz teknolojiye hizmet eden aktörler haline geldiğimiz de bir vaka” dedi.

T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır:
“Türkiye’de sağlık alanında 60 teknolojik girişim milyar dolar değerlemeyi aşarak Türkiye’nin ‘Türkcorn’ları haline geldi”

T.C. Sağlık Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Sabahattin Aydın:
“Gelişmiş teknolojiyi kullanma becerisine sahip, cihaz operatörü modern hekimlere doğru hızlı bir dönüş var”